English

Jessie Sullam

2004 yılında Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim ve psikoloji alanında eğitimimi tamamladıktan sonra film prodüksiyon ve TV telekomünikasyon alanında uzun bir dönem çalıştım. Stresli, yoğun iş ve şehir yaşantısı içinde Yoga ile tanıştığımda hayata dair tüm algılarım farklı bir boyut kazandı.  Yoga ile hayatıma nefes farkındalığı, ruh beden ve zihin bütünlüğünün de girmesiyle günlük hayatın içinde daha kontrollü ve evrensel akışta ilerlemeye başladım.  
İlk yoga pratiğimden itibaren yoga çalışmalarım her gün en az 15 ile 90 dakika arasında günümün vazgeçilmez bir parçası ve ritüeli haline geldi.  
Bu uzun soluklu heyecan beni yoga felsefesinin kalbinin attığı Hindistan’a, oradan Bali’ye ve ardından Tayland’a kadar sürükledi. 
Birçok farklı yoga eğitmeninden değişik alanlarda farklı eğitimler kapsamında dersler aldım. 2014 yılında  İtalya’da aldığım “Aerial Yoga / Havada Yoga” eğitimi ile Yoga pratiğime ve eğitimlerime farklı bir anlayış getirdim. 
Aletli ve mat Pilates, fonksiyonel antreman ve Crossfit alanında da eğitimlerimi tamamladıktan sonra, verdiğim eğitimlerde bu çalışmaları birleştiren ve aynı zamanda Vinyasa ve Yin Yogayı da barındıran beden ve ruhun ihtiyacı olanı ona vermek odağıyla ilerleyen farklı teknikler uygulamaya başladım. Bedenin anatomik yapısını ve kişinin özel ihtiyaçlarını baz alarak çeşitli nefes teknikleri ve beden farkındalığını yükselterek evren ile uyum içinde var olmak için öğrendiklerimi paylaşmaya devam ediyorum.
Beden, yıllandıkça şekil alan ve kişinin kendini en direkt ifade etme şeklidir. Onunla yaptığınız her şey tüm yaşam şeklinizi ve kalitenizi etkiler. Bu yolda size ışık tutmaktan mutluluk duyuyorum.


Havada yoga (Aerial yoga) : Hiç denediniz mi? 
Aerial yoga ile yer çekimsiz alanda beden ve zihin esnekliğini deneyimlenmek için tavandan sarkıtılan hamakların desteğiyle tüm yoga pozlarına farklı bir boyut geliyor. 
Gün boyunca hep ayaklarımınız üzerinde durmak, boynumuzun ve belimizin üzerinde tüm vücut ağırlığımızı taşımak oldukça yorucu. Aerial yoga bu sistemi tersine çevirerek omurgaya serbest kalması için izin verir ve tüm beden farkındalığınızı etkiler.
Baş aşağı durmak başka faydalarının yanı sıra kardiovaskular sistemi rahatlatarak, kanın kalbe doğru ilerlemesini sağlar, lenfotik sisteme masaj yapar ve kan akışını kolaylaştırır. Bu sayede kafada bulunan tüm organlar kanla dolar. Bu duruş özellikle gözlere ve kulaklara iyi gelirken cildi de besleyerek, yaşlanmayı geciktirici etki yaratır. Yer çekimsiz alanda kalmak ruhsal ve bedensel rahatlama sağlar. 
Hamak yardımıyla omurgadaki baskı ortadan kalkarak interverbal disklerin arası besleyici solüsyonla dolar ve her seans sonunda beden en az 2 cm uzar. Bu sayede kineasthetic duyular harekete geçer ve hamak ile birlikte yer çekimsiz alanda hareket ve denge anlayışınız gelişirken, vücudunuzla evrende kapladığınız alan ile ilgili değişik bir farkındalık yaşarsınız. 
Ayaklarınızı yerden kesecek bu özgürlükçü deneyim için hazır mısınız? 
17 HAZİRAN CUMA / SHALA  / 11:00 - 12:00